Çerkeşli, Gebze

Çerkeşli, Gebze


Çerkeşli, Kocaeli ilinin Dilovası ilçesine bağlı bir köydür.

Konu başlıkları

  • 1 ÇERKEŞLİ'NİN TARİHİ
  • 2 Çerkeşli’in şu anki konumu
  • 3 KÖYDE BULUNAN ŞİRKETLER
  • 4 Kültür
  • 5 Coğrafya
  • 6 İklim
  • 7 Nüfus
  • 8 Ekonomi
  • 9 Altyapı bilgileri
  • 10 Dış bağlantılar

ÇERKEŞLİ'NİN TARİHİ

Çerkeşli Köyünün tarihi geçmişi oldukça eski zamanlara dayanmaktadır. Anlatılanlara göre bu köyün en eski yerleşim yeri bu günkü Çerkeşli köyü ile Yukarı Hereke arasındaki Altınoluk mıntıkası (diğer bir adıyla Kocataflan mevkii) imiş. Bugünkü Çerkeşli köyünün yaklaşık 4– 5 km kadar kuzeydoğusunda kalan eski Altınoluk köyü günümüzden yaklaşık 2000 yıl evvel kurulmuş olup yine zamanla l600 sene evvel tarihe karışmış olsa gerektir. Bu gün her ne kadar Altınoluk köyünden hiçbir eser kalmadıysa da bu mevkide çok eski bir Rum (Roma) mezarlığının yeri bellidir. Yine burada antik döneme ait olduğu sanılan bir kaya mezarı bulunmaktaydı. Bu kaya mezarı l990?arın başlarında define avcıları tarafından darmadağın edilerek ortadan kaldırıldı. Bu yöre bugün Yukarı Hereke köyünün sınırları içerisinde kalmaktadır. Tamamen Rum köyü olduğu sanılan bu köy, yöre Türkleşmeden çok evvel tarihe karışmıştır.Yukarı Hereke yöresi 22 mayıs 337?e Roma İmparatoru Büyük Konstantin?n öldüğü topraklardır. Bir Romalı tarihciye göre İmparator Konstantin Roma topraklarında Hıristiyanlığı serbest bırakmasına rağmen kendisi ömrünün son zamanlarına kadar putperest olarak yaşadı. Sasani kralı Şahpurun üzerine büyük bir orduyla sefere çıktığı bir sırada Libyssa (Gebze) ile Nicomedeia (İzmit) arasındaki Ancyrona (Hereke) kasabasında aniden hastalanınca başına üşüşen tabipler hastalığına derman aradılar. Ancak hastalığı gitgide ilerliyordu. Güneş tanrısına inanırdı ancak ölüm döşeğinde iken papazlardan alelacele vaftiz edilmesini istemiş Hıristiyan olmuştu. Konstantin?n hastalığı mayıs başından itibaren 3 hafta sürmüş kendisi çok günah işlediğinden üvey annesiyle zina yapan oğlu Krispusu ve karısı Faustinayı öldürdüğünden ve halka zulmettiğinden bu günahlarından kurtulmak üzere vaftiz edildi. Son anlarında ?ende vaftiz edilip günahlarımdan arınmış olarak ölüyorum, cennete gidiyorum? diyordu. Artık beyaz kaftanlarını giyiyor, eflatun renkli askeri üniformalı savaş elbiselerini istemiyordu. Acımasızlığı ve zalimliğinden eser kalmamıştı. Etrafından hekimler ve papazlar hiç ayrılmıyordu. Sasani seferinden de vazgeçmişti. 22 mayıs?a Ancyrona (Hereke) da ölünce Isa peygamberin on iki havarisini temsil eden mermer bir lahite konup Ancyrona?a toprağa verildi. Mezarı halen bu civarda (toprak altında) bilinmeyen bir yerdedir.

Yörede ayrıca Taflan Bayırı, Kınalıbayır (yada Efeliağıl), Karaağıl, Kuşaklıca, Şakirdüzü mevkiilerinde birer Hıristiyan Rum köyü kurulu bulunuyormuş, yine Eskiköy denen mıntıkada da Türklerden önce bir Rum köyü mevcutmuş. Köyde Rumca adı Peteganon denen mevkide eski çağlarda vebadan ölen insanlara ait toplu Hıristiyan mezarları olduğu bilinir. Bu mezarların 1347-1354 yılları arasında bütün Avrupa?ı kasıp kavuran, yirmi milyondan fazla insanın ölümüne yol açan İstanbul boğazı yoluyla Anadolu?a da geçen büyük Kara Veba (taun) salgını sırasında ölen insanlara ait olduğu sanılır. Bu salgın yöredeki Rum nüfusunun azalmasında en önemli etkendir.

Ayrıca köyün güneybatı kesiminde Öğren mevkii denen yerde Lefter mezarları denen üç lahit türü mezar bulunuyor. Kimisine göre Ceneviz mezarları olarak da adlandırılan bu mezarlar gerçekte bu yörede Türkler döneminde korku salan soyguncu bir Rum eşkiyasına aitmiş. Lefterin eşkiyalık faaliyet alanı İstanbul?n Anadolu yakası, Kocaeli ve Sakarya civarı, yatağı ise Gebze bölgesi Yelken tepe civarıymış. Yine ölü olarak ele geçirildiği yerde Yelken tepeymiş.

Öte yandan bu günkü Çerkeşli köyünün günümüzden yaklaşık olarak 650 sene evvelinde Sultan Orhan Gazi?in(1324-1362) zamanında yöreye gelen Türkler tarafından kurulduğu bilinmektedir. Bu köyün (Kalburcu?a olduğu gibi) bu bölgede o zamanlar Bizanslılarla yapılan bir savaştan sonra kurulduğu bilinmektedir, İlk olarak Orhangazi döneminde 1326?a Türkler tarafından fethedilen Gebze yöresi 1328?e Bizanslılarca alınmış,1329?a Pelekanon zaferiyle tekrar alındıysa da bu biraz pahalıya mal olmuştur. Anlatılanlara göre Hereke?in fethedilmesinden sonra Osmanlı ordusu Gebze üzerine doğru ilerlerken bir Bizans ordusuyla karşılaşılmış, yapılan şiddetli bir meydan savaşından sonra Türk ordusu zaferi kazanmış ancak bu savaşta Çerkeş Bölüğü?den (Ki o zamanlar bölükler memleketlere göre ayrılırmış) dört kişi ya da dört kardeş birden şehit düşmüş ve bu bölgeye gömülmüşler. Bu mezarların başına da birer nöbetçi asker dikilmiş, bundan sonra takip eden yıllarda bu dört şehit askerin anne-babası ve akrabaları yedi hane olarak gelip bu bölgeye yerleşmişler. Şehitlerinin bulunduğu bu yörede bir köy kurmuşlar ve kurulan köye de Çerkeşli adını vermişler. Bu isimde kurulduğu günden beri değişmeyerek zamanımıza kadar böylece gelmiş.

Köy Timur yenilgisinden sonra 1403?e Bizans?n işgaline uğramış, 1410?a silah zoruyla kurtarılmış ancak 1411?e yapılan antlaşmayla tekrar Bizansa bırakılmış, Gebze yöresindeki bu işgal dönemi 419? kadar sürmüştür. Sonra Çelebi Sultan Mehmet?n kumandanlarından Timurtaşoğlu Ali Paşa Gebze yöresini son defa Bizans kuvvetleriyle şiddetli muharebeler yaparak ve herbir belde için ayrı ayrı savaş vererek kılıç zoruyla ve bileğinin hakkıyla fethetmiştir.

Çerkeşli köyünün kuruluşu ile ilgili rivayetler bununla da kalmıyor. Osmanlı Türklerinin yöredeki ilk zamanlarında Diliskelesi ile Tavşancıl arasında Eynarce deresinin İzmit Körfezine kavuştuğu kesimde Eynarce ya da Gemiciler adında Müslüman bir Türk köyü kurulu bulunuyormuş. Aynı dönemlerde İstanbul?n Galata kesimi Bizanslılara değil Cenevizlilere aitmiş. O zamanlar Bizanslılarla antlaşma halinde olup onlardan yüz bulan Cenevizlilere ait korsan gemiler rahatlıkla Marmara Denizine ve İzmit Körfezine girebiliyorlarmış. Bu gemiler körfez kıyısındaki Türk köylerine o kadar çok baskın düzenlemiş, köylüleri soyup soğana çevirmiş, hatta kızlarını bile kaçırmışlar. Türk köyleri bu durumdan illallah demiş. Soyguncular kaçıp kaybolduğu için hiç kimse onlara bir şey diyemiyormuş. (Hatta 1350?i yılların sonunda İzmit Körfezinde sandal sefası yapan Orhan Gazi?in oğlu Halil Bey Diliskelesi Eynarce?en Cenevizli korsanlar tarafından kaçırılıp Foça?a götürülmüş, Bunun üzerine Orhan Gazinin kendilerine zarar vermesinden korkan Bizans imparatoru İonnes Orhan gaziye aracı olup Foça?a giderek korsanlara 100.000 altın ödeyip Halil Beyi kurtarmıştır). İşte o dönemlerde Cenevizli korsanların sık sık köylerini basmasından bıkan Gemiciler köyünden 15 hane sonunda deniz kıyısından kaçıp 6– 7 km kadar içlere dağların arasına kaçarak Cenevizlilerin saldırılarından kurtulmuşlar. Gemiciler köyü ahalisinin kaçıp saklandıkları yer bu günkü Çerkeşli köyünün bulunduğu yer olup üç tarafı dağlarla çevrilidir, denizi görmez ve denizden de görünmez. Köy 1430?u yıllarda buraya kasten gizlenilerek kurulmuştur. Çerkeş?en gelen yedi hanelik guruptan sonra Gemiciler köyünden gelen 15 hanelik gurubunda bu yöreye yerleşmesiyle köy 22 haneye ulaşmıştır. Öte yandan l453 yılının mayıs ayında İstanbul? fetheden Fatih Sultan Mehmet aynı yılın Haziran ayında Cenevizlilerin bulunduğu Galata kesimini de fethetmiş ve Ceneviz korsanları bir daha değil İzmit Körfezine Marmara denizine bile giremez olmuşlar.

Anlatılanlara göre Gemiciler köyünün tamamı Çerkeşli köyüne göç etmediğinden kalan köylüler Eynarce kesiminde günlük hayatlarını sürdürmüşler. Bu köyün ahaliside 17. yüzyılın sonunda ya da 18. yüzyılın başlarında köylerini terk ederek Tavşancıl köyüne yerleşmişler, Böylece bu köyde tarihe karışmıştır. (Tavşancıl Belediyesinin hazırlamış olduğu Tavşancılı tanıtan bir raporda Eynarce denen yerde Bizanslılar döneminde Filogren köyünün ve kalesinin kurulu bulunduğundan bahsediliyor. Ancak yine birçok kaynak Flogreni Eskihisar ya da Darıca ile Tuzla arasında gösterir.)

Yavuz Sultan Selimin Çaldıran ve Ridaniye Seferlerine gider iken ordusuyla kervan ve hac yolları üzerindeki Dilovası?da konakladığı bilinir. Elimizdeki belgelere bir göz atalım. 24 Nisan 1514 pazartesi. Pendik yakınında Papas Çayırı (sonra Sultan Çayırı, sonra Çayırova) konağına gelindi. (merhum Fatih Sultan Mehmet Han burada vefat eylemişti.). 25 Nisan 1514 Salı. Kekboze (Gebze) yakınındaki bir konağa gelindi. 26 nisan 1514 Çarşamba. Değirmendere konağına gelindi, sonra yola devam edilmiştir. Haydar çelebi Ruznamesinde Değirmendere olarak bahsedilen bu yer bu günkü Dilovası?ır. Dilderesinin o zamanki adı da Değirmendere?ir. Burası bu günkü Dilovası civarında her hâlde küçük bir han ve 10-15 hanelik de evin bulunduğu bir konaklama yeriydi. Haydar Çelebi ruznamesinde Gebze yöresini gösteren bir haritada Gebze?en Kekboze, Dilovası?dan Değirmendere, Hereke civarındaki bir konaklama yerinden de Çınarlık olarak bahsediliyor. Ruznamede Değirmendere?en sonraki konak için Çınarlı kazası yakınında bir konağa varıldı (27 nisan 1514) deniyor. Burası Derince?in Çınarlı köyü de olabilir. Ancak aynı gün için bir başka sayfada Hereke denen Harap kaleye varıldı deniyor.

Osmanlı zamanında toprak sahipleri,has , zaamet ve tımar olarak üç bölüme ayrılırdı. Bu dönemde başta Gebze?in Çerkeşli ve Demirciler köyü ahalisi olmak üzere tımar sahibi olarak köylüler her sene Osmanlı ordusundan en az 6 askerin masraflarını karşılamak zorundaydılar. Bu şartlarla köylülere toprak işletme hakkı veriliyordu. Dilovası arazisi de o dönemlerde bağlık ve bahçelik olup Çerkeşli ve Demirciler köylerinde ikamet eden tımar sahiplerine ait idi. Gebze köylerindeki bu durum Sultan İkinci Mahmut (1808-1839) dönemine kadar devam etmiştir. Osmanlı devletinin yükselme ve Duraklama dönemlerinde Gebze?in Çerkeşli ve Tavşancıl köylerinin çevresi hep üzüm bağlarıyla çevriliymiş, Çerkeşlinin ve Tavşancılın yurt çapındaki meşhur çavuş üzümleri Anadolu?a ve İstanbul?a nam yapmış isim kazanmıştır. Çerkeşli ve Tavşancıl köylerinden her sene üçyüz at arabası dolu üzüm İstanbul pazarlarına ve Topkapı sarayına taşınır bizzat Osmanlı padişahlarına sunulurmuş.

Rivayet edilir ki Irana Sefere çıkan ordu Dilovası?ı geçmiş, Tavşancıla varmış, arazinin hep kayalık olduğunu gören padişah, ?uraları hep taşlık, bir şey yetişmez, yazıktır. Kaldırın

buraların vergilerini?demiş. Yeniçeri ağası cevaben: Ne dersiniz sultanım, sizin sarayınıza giren üzümler hep buralardan çıkar. deyince vergiler devam etmiş. Osmanlı Dönemi'nde burası merkezi (şu an Körfez, Kocaeli ilçesinde bulunan) Kutluca köyünde olan Taşköprü Bucağı'na bağlıydı. Bu teşkilat 1936'ya kadar sürmüş, o yıl Taşköprü bucağı kaldırılınca burası yeni kurulan Tavşancıl bucağı'na bağlanmış, bucağın merkezi 1954'te Hereke'ye taşınınca bu kez Hereke bucağına bağlanmıştır. 1987'de Merkez İlçe'ye bağlı Yarımca Beldesi Körfez adıyla ilçe olurken Hereke bucağının büyük bölümü bucak merkeziyle birlikte yeni ilçeye bağlanırken Körfez'e uzak olan Dilovası, Çerkeşli ve Tavşancıl köyleri Gebze'nin Merkez bucağına bağlanmıştır. Çerkeşli sonunda 22 Mart 2008'de Gebze'den ayrılarak ilçe olan Dilovası Beldesi'ne bağlanmıştır.

Çerkeşli’in şu anki konumu

Çerkeşli Köyünün 2008'e kadar bağlı olduğu Gebze ilçe merkezine uzaklığı 18 km olup bu köye İstanbul -Ankara asfaltı olarak bilinen E-5 karayolunun Dilovası kesiminden kuzeydoğu yönüne ayrılan 6 kilometrelik bir asfalt yolla ulaşılır. Dilovası ilçemizin en büyük köyleri arasında yer alan Çerkeşli köyü’nün 1990 yılı nüfus sayımı kesin sonuçlarına göre nüfusu 877 olup köy yaklaşık 180 haneden ibarettir. 1997′deki nüfusu 1025, 2000′deki nüfusu 893.

Köyün belli başlı gelir ve geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup Dilovası-Çerkeşli ve Çerkeşli -Tavşancıl arasındaki arazide bu köylülere ait üzüm bağları ve kiraz bahçeleri bulunur. Köy yakınlarında büyük ve modern bir tavuk çiftliği (PAKTAVUK) mevcut olup yine köy yakınlarında hayvan ağılları bulunmaktadır, bu hayvanlardan elde edilen sütler Gebze ve İstanbul?a bazı şirketlere ucuz yollu olarak pazarlanmaktadır.

Yine son 20- 25 yıldır Dilovasında sanayinin iyiden iyiye gelişmesi sebebiyle Çerkeşli Köyünden birçok vatandaş bu nimetten yararlanmakta buradaki fabrikalarda çalışıp kendilerine gelir temin etmektedirler. Köyde Hereke tipi halı dokumacılığı ileri olup köyde dokunan halılar cumartesi günleri Hereke’de kurulan halı pazarında satılır. Son 10 yıldır halıcılık sanatı öldü.

Çerkeşli’nin özellikle çavuş üzümü halen ünlüdür. Ballıkaya Havzasının kuzeydoğu kesiminde yer alan Çerkeşli köyü, Belen ovasının da hemen güneydoğu kesiminde yer alır. Köyün üç tarafı ek yüksek olmayan dağlarla çevrili olup, çukurda kalır. Çerkeşli’nin güneybatı kesiminde Dilovası kasabası güneydoğusunda Tavşancıl, ve Yukarı Hereke, kuzey kesiminde Tepecik köyü Kuzeybatıda Köseler Köyü, batıda Demirciler Köyü, güneybatıda Tavşanlı Köyü vardır. Çerkeşli, Köselerin 6 km.lik düzgün şose bir yolla, Tepecik’e 5 km.lik bakımsız bir toprak yolla, Demircilere 5 km.lik toprak bir yolla bağlanır. Dilovası’na giden yol ile Tavşancıl’a giden yollar asfalttır.

Köyde bugün bir camii, Nuh Çimento Fabrikası tarafından 1990 yılında yıktırılan ilkokulun yerine yaptırılan bir ilköğretim okulu, bir düğün salonu, 3 kahvehane, l994′de tamamlanan ve 200 milyon liraya mal olan bir sağlık ocağı binası, şimdi çalışmayan ufak bir değirmeni bulunmaktadır. Bu köy 1974′de elektriğe 1993 yılı başında da her eve olmak üzere telefona kavuşmuştur. Öte yandan sağlık ocağı binası için köyde 1985 yılında hayırsever bir vatandaş 2500 m2′lik bir yer bağışlamıştı. Sağlık ocağı 1993 yılında bu bağış yerine inşaa edilmiştir.

Yine bu köyde 1986′da spor tesisleri (futbol sahası) yapılması için köylüler tarafından beden terbiyesi il müdürlüğüne 10 dönümlük bir arsa tahsis edilmiş, ancak henüz daha tesislerin inşası tam anlamıyla bitirilememiştir.

Çerkeşli köyü bugün fazla zengin olmamasına rağmen yeri itibariyle oldukça şanslıdır. Zira elektrik, telefon,su,yol, sağlık ocağı, okul,cami gibi hiçbir sorunu kalmayan köyde Dilovası’ndaki sanayi kuruluşlarının sayesinde işsizlik gibi bir sorunda yoktur.

Çerkeşli orman yönünden pek zengin olmayan bir köydür. Ancak yine de Çerkeşli-Tepecik köyleri arasında çukurluk ve düz olan geniş bir alan ağaçlıktır (Eşref ağa korusu). Sağlam bir koruyu andıran bu alanın özellikle batı yönü yüksek dağlık şeklindedir ve Tepecik-Köseler yolu buradan geçer. Köyde 70 ton kapasiteli su deposu vardır. Çerkeşlinin güney kesiminde Dilovası’na giden asfalt yolu doğu kesimi piknik yapmaya müsait olup Dilovası ve çevre köylerden pek çok kişi buradaki bir çeşmenin (Akpınar çeşmesi) başında piknik yapıp hafta sonlarını değerlendirirler.

Çerkeşli köyünde spor kulübü olarak Çerkeşli köyü amatör spor kulübü mevcuttur. Yine Çerkeşli köyünde bulunan Avcılık ve Atıcılık kulübü her yıl köyde ödüllü atışlar düzenler. Geleneksel bir hale gelen bu atışlarda birinci gelene çifte kırma av tüfeği, ikinciye de tek kırma av tüfeği hediye edilir.

Çerkeşli Köyü İlköğretim Okulu: Bu okul 1990′da 50 yıllık köy ilkokulu harebe olduğu için Hereke’de kurulu Nuh Çimento Fabrikası tarafından yıktırılarak, aynı eski okulun yerine inşa edilmiştir. Yapımını üstlenen Nuh Çimento Fabrikası okulu 1990-1991 öğretim yılına kadar tamamlamış, 8 Ekim 1990′da okulun açılışı yapıldığında o zamanın birimi ile toplam 800 milyon liraya mal olmuştur. 10 derslikli eski bir okul görünümünde olan ve ihtiyaca cevap vermeyen bu okul daha sonra l5 dersliğe çıkarılmış, öğretmen Lojmanı ilavesi ile bütün araç ve gereç noksanları giderilerek ilköğretim okulu haline getirilmiştir. 3 katlı ve kaloriferli olan bu okulda 100 civarında öğrenci öğrenim görmekte olup halen öğretmen açığı mevcuttur. Okulun modern birde kütüphanesi vardır.

Çerkeşli köyünün çevresindeki belli başlı tepelere gelince: Güneyinde, Nuh Kireç tesislerinin bulunduğu tepe Kuzgun bayırı (Bu civarda Rumlara ait eski köy yerinin var olduğu bilinir), Doğusunda, Söğütlüsıfat tepesi, Çardak bayırı, Taflan bayırı, Batısında, Manastır tepe (Bu civarda eski yerleşme yerinin kalıntıları var), Tavşanlı-Çerkeşli arası Kabakoztepe, Kuzeyinde, Çerkeşli Demirciler arası eski (Küplü köyü) yerinin bulunduğu Karaağaç bayırı, Güneybatısında da Akpınar sırtı sayılabilir. Köydeki tek akarsu ise (aşağı) Çerkeşli köyü altından doğup Diliskelesi istikametine akan Dil Deresidir.

NOT: Bu yazı köyümüzün 5 yıl önceki halini anlatmaktadır. Şu an Çerkeşli Köyü çevresinde yapılan İMES organize sanayisi ile birlikte köyümüzün eski geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılık neredeyse bitmiş durumdadır


KÖYDE BULUNAN ŞİRKETLER

Köyde 1 adet Nalbur,4 adet bakkal,1 adet ekmek fırını(Karagöz Odun Ekmeği),1 adet tüp dükkânı(Mert Ticaret),2 adet internet cafe(Aleyna Cafe,Eren Cafe),1 adet lokanta(İlkay Fastfood) bulunmaktadır...

Kültür

Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.

Coğrafya

Kocaeli iline 43 km, Dilovası ilçesine 8 km uzaklıktadır.

İklim

Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2000 893
1997 1025
1990 877

Ekonomi

Sanayinin gelmesiyle tarım ve hayvancılık ölmüş olup insanlar fabrikalarda işçi olarak çalışmaya başlamışlardır

Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Dış bağlantılar

Türkiye portali
  • Yerelnet
  • Çerkeşli Köyü Portalı


Çerkeşli, Gebze Hakkında Bilgi

Çerkeşli, Gebze
Çerkeşli, Gebze
Çerkeşli, Gebze
Çerkeşli, Gebze

Çerkeşli, Gebze Hakkında Video


Çerkeşli, Gebze konusunu görüntülemektesiniz.
Çerkeşli, Gebze nedir, Çerkeşli, Gebze kimdir, Çerkeşli, Gebze açıklaması

There are excerpts from wikipedia on this article and video



Rastgele Yazılar

Sosyal Hesaplar

Youtube Facebook Twitter
Çerkeşli, Gebze
Copyright © 2014. Türk Arama Motoru
mail